Makaleler » Promosyon » Firmanız İçin Çevreci Bir Pazarlama Mümkün

Firmanız İçin Çevreci Bir Pazarlama Mümkün
YEŞİL PAZARLAMA
ANLAYIŞINDA TÜKETİCİ
İHTİYAÇLARININ, EKOLOJİK
DENGEYE ZARAR VERMEDEN
KARŞILANMASI HEDEFLENİYOR

 

Varoluşundan bu yana insanoğlunun sürekli doğaya müdahale etmesi ve doğal kaynakları bilinçsizce tüketmesi, çevre sorunlarını da beraberinde getirdi. Korkunç boyutlara ulaşan zarar, yaşayan her canlıyı da yakından ilgilendiriyor. Gelecek nesillerin yaşam standardını düşürmemek ve onlara daha güzel bir dünya bırakmak, insan olmanın bize yüklediği en önemli sorumluluklardan biri. Bunu gerçekleştirmek içinse doğal kaynakları doğru kullanmalı ve çevreye duyarlı birer birey olmalıyız. Peki, nasıl çevreye duyarlı bir insan oluruz? Bunu sağlamak aslında o kadar zor değil. Boş yere akan bir musluğu kapatmak, bir fidan dikmek, var olan yeşile iyi bakmak ve doğada çözünmesi zor olan ambalajlardan kaçınmak yapılabilecek davranışlardan sadece bir kısmı. Günümüzde hemen herkes tüm bunları rahatlıkla gerçekleştirerek gelecek nesillere olan sorumluluğunu en azından kendi adına ödeyebilir.

Son dönemde gerek devlet gerekse özel girişimlerin uyguladığı politikalar, konu hakkındaki duyarlılığı artırdı. Güncel bir örnek verecek olursak marketlerde ücretli poşet uygulaması, plastik poşet kullanımını azaltmasıyla şimdiden doğaya çok ciddi yarar sağladı. Peki, bu duruma işletme olarak ses yükselterek hem doğaya hem de firmanıza katkı sağlamak mümkün mü? Gelin hep birlikte bu sorunun cevabını oluşturalım.

 

Yeni Pazarlama Yöntemi: Yeşil Pazarlama

 

Yukarıda da vurguladığımız gibi uygulanan bu çevreci yaklaşımlar, bireylerle birlikte kurumları da etkileyerek yeni pazarlama yöntemlerinin ortaya çıkmasına neden oldu. Öyle ki çoğu markanın sunduğu promosyon ürünler ve yürüttüğü diğer çalışmalarda izlediği çevreci politikalar, “yeşil pazarlama” adı verilen bir yöntemin ortaya çıkmasının da temelini oluşturdu. Bu yöntem, firmanızın ne kadar çevreci olduğunu gözler önüne sererek başarılı bir reklam gerçekleştirebilmenize de olanak sağlıyor.

Yeşil pazarlama yöntemini özetleyecek olursak 1980’li yıllarda konuşulmaya başlanan bu biçimi kullanan markalar, “sürdürülebilirlik” ilkesini benimseyerek çevreye verdiği önemi hedef kitlesine hissettirmeyi amaçlıyor. Söz konusu pazarlama anlayışında tüketici ihtiyaçlarının, ekolojik dengeye zarar vermeden karşılanması hedefleniyor. Bu kapsamda sunulan ürünlere doğa dostu ambalajlar, içerisinde tohum bulunan kalemler ve organik ürün kılıfları gibi birçok örnek verilebilir. Böyle bir türün ortaya çıkışındaki en önemli neden ise doğal kaynakların tükenme noktasına gelmesi…

 

Eko Etiket

 

Öte yandan bu pazarlama anlayışı “eko etiket” gibi kavramları da beraberinde getirdi. Eko etiket, firmaların gerek üretim gerekse dağıtım aşamalarında ne kadar çevreci olduğunu gösteren bir etiketleme sistemi. Küresel ölçekte çevre kirliliğinin artmasıyla doğru orantılı olarak bu uygulamaya verilen önem de arttı. Dünyada ilk defa Amerika Birleşik Devletleri’nde uygulanmaya başlanan eko etiket, zamanla birçok ülkede yaygınlaştı. 1992 yılında ortaya çıkan bu kavram, çevreye verilen zararı en aza indirmek için insanları çevre dostu ürünlere yönlendirmeyi amaçlıyor. Uygulama, günümüzde Türkiye dâhil olmak üzere birçok ülkede kullanılıyor. Bu etiket sayesinde firmanın çevreci olup olmadığı konusunda tüketici bilgilendiriliyor ve bir pazarlama gerçekleştirilmiş oluyor.

Serdar Ergün

 

Yorumlar

Yorum / Soru ekleyebilmek için üye olmanız gerekmektedir.

Alışveriş Sepetim